userinfo close
این روزا فیلما و ترانه های عاشقانه لذت بخشتر از خود عشقند.

تاتولوژی راوا

taymaz_manam

مرد 28 ساله مجرد ، مشاهده پروفایل
5 سال و 13 روز سن کلوبی ،
چرا كه مرا میراث محنت روزگاران تنها تسلای عشقی است كه شاهین ترازو را به جانب كفه فردا خم می كند
 
19:29 1388/10/14
با سلام

پروژه های برنامه سازی (دانشجویی و کاربردی) زیر با قیمتی بسیار نازل و با روش پرداختی بسیار آسان و جالب به فروش می رسد: ...........

  • ارسال کامنت(1)
19:28 1388/10/14

چگونگی ثبت نام برای استفاده از سرویس خط به خط:

1- ارسال یک پیام کوتاه که در آن فقط عدد 12 را نوشته اید، به 1112
2- دریافت شماره رمز 5 تا 8 رقمی از ایرانسل به صورت یک پیام کوتاه

...


03:25 1388/05/6
دیشب با چشم ِ بَسّه
رفتم به باغ ِ پسّه
دیدم گلای باغ ُ
مُرشدْ باشی شكـَسّه
...................... ادامش محشره

03:05 1388/04/28
مرگ را به رودها سپردم
 اصلا شاعر بی مشاعر به چه كار مرگ می آید ؟
او كه نباشد
چه كسی هر شب
 با یك بغل ترانه و دلی دیوانه
 به سراغ خاطرات پاك تو بیاید؟
 می ترسیدم زبانم لال
 نگاهت در پس دروازه ی جدایی جا بماند
 اما انگار
 برف های فاصله از حرارت حرفم آب می شوند
 حالا فكر می كنم كه می آیی
 می آیی و به ها گفتنم می خندی ! بانو
------------------------------------------------------------------------

02:04 1388/01/20
عشق دردناك است چون برای سعادت راه می‌آفریند. عشق دردناك است، چون دگرگون می‌كند؛ عشق دگرگونی است. هر دگرگونی دردناك خواهد بود، چون كهنه به خاطر نو ناگزیر است رها شود. كهنه آشناست، ایمن، بی‌خطر؛ نو مطلقاً ناشناخته است. شما در اقیانوسی ناشناخته در حركت خواهید بود. با نو، شما نمی‌توانید از ذهن خود استفاده كنید؛ با كهنه، ذهن استاد است. ذهن فقط با كهنه می‌تواند عمل كند؛ با نو، ذهن به كلی بی‌مصرف است.

03:44 1388/01/16
مقالۀ "فارسی زبان عقیم" اول بار ۱۹ سال پیش نوشته و منتشر شد. ما این مقاله را به عنوان یکی از مقالات دکتر باطنی در زمینۀ زبان شناسی انتخاب کرده ایم تا نمونه ای از کارهای او برای کسانی به دست داده باشیم که با کارهای او آشنایی ندارند. گفتن این نکته نیز ضرورت دارد که مقاله در اصل خود مفصل تر از چیزی است که در اینجا آمده است. آن را مقداری کوتاه کرده ایم.

01:35 1388/01/15

در سال 1945 آذربایجان جنوبی شاهد حركتی ملی بود كه این حركت تداوم بلاواسطه حركت دمكراتیك نهضت مشروطه، جنبش ستارخان و شیخ محمد خیابانی بود. البته علی رغم اهمیت آذربایجان برای روسها میل جنگ جهانی و نیز سیاستهای توسعه طلبانه شان، بی هیج شبهه ائی مركز حركات آزادیبخش و آزادیخواهی ملی محض  خود آذربایجان جنوبی بود لااقل به این خاطر كه این قسمت از ایران تجربه دو انقلاب را داشت علاوه بر این نه تنها بازماندگان جنبش خیابانی بلكه بیشتر اشخاص كه در جنبش ستارخان شركت داشتند هنوز در قید حیات بودند. آنها  میدانستند كه چه ظلمهایی بدانها شده و استبداد بر سر اینان چه آورده است. از دیگر طرف رسمیت یافتن زبان فارسی و انكار و قدغن شدن زبان، تاریخ و مدنیت آذربایجان از سوی رژیم پهلوی نیز موجب تحقیر غرور ملی مردم شده بود. از دیدگاه اقتصادی نیز تبریز كه روزگاری دومین شهر ایران به حساب می آمد بر اثر بی توجهی رژیم به یكی از دهها شهر عادی ایران تبدیل شده بود و همه اینها از دید مردم نمی توانست پنهان بماند. بطوركلی زبان تركی در ایران زبان زندان به حساب می آمد چون اكثر زندانیان سیاسی تركها بودند و همه اینها نارضایتیهایی را فراهم می آورد كه به محض وجود فرصت بروز می نمود...


لطفا داغ كنید


01:28 1387/12/24
Ne haldayım ala gözün süzenler 
Ne olur suna boylum gör beni beni 
Eşinden ayrılıp yaslı gezenler
Her sabah, her akşam der beni beni

16:40 1387/06/15

Yozgat Sürmelisi


Yozgat şehri 1760 yılı başlarında Bozok Yaylasının, yeşillik, etrafı ormanlarla çevrili içinde binbir çeşit kuşun ötüştüğü bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla uğraşır, hayatlarını bu yoldan sağlarlardı. 

Bozok yaylasında otlayan bu sürülerin birini de Sürmeli Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı. Halk tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde kavalı, sırtında sazı Yozgat'tan Akdağmadeni'ne uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı. Bazen bir çamın dibine rastlanır. Sazının tellerini konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını çalar, aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdü.

O sevgili ki güzelliği Bozok yayla'sına yayılmış, ahu gözlü, sürmeli kaşlı, ayyüzlü bir dilberdi. Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı. Sürmeli Bey, ailesini salarak, babasından sevdiğini istetir, mağrur adam, kızını bir çobana vermeye yanaşmaz. Araya beyler, ağalar girer ama boşuna, bir türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili birleşemezler.

Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey alır sazını eline beş çamlar mevkiinde kendine bir dergah kurar. Aşkını, yanık türküleriyle dağlara ağaçlara anlatır. Küser otağına, obasına ve Akdağlar'a kadar uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz. Dertli kavalına üflediğ, işli sazına söylettiği nameler kalır geriye. O gün bu gündür dillerde yankılanır Sürmeli Bey'in türküleri.



SÜRMELİ KIZIN ÖYKÜSÜ

Sürmeli Yozgat'ta yaşanmış Türk Halk Edebiyatının en güzel örneklerinden birisidir. Yozgat Sürmelilerinin ortaya çıkışı 19. yy. sonlarında İkinci Cihan Harbinin sona erdiği dönemdir. Hepsi 96 beyittir. 

Sürmeli güzel gözlü sevgiliye bir hitaptır. Eskiden genç kızlar dışarıya çıkarken gözlerine sürme çekerlerdi ve gözleri daha alımlı olurdu. Bol feracelerinin içinde sadece gözleri görünürdü kızların. 

Yozgat Sürmelileri yaşanmış öykülerin getirdiği birer sevda, hatta karasevda türküleridir. Bu bir anlık sürmeli gözlere bakış, yüreklerde büyük aşklara kara sevdalara başlanmış olur kor düşen yürekler sessiz sessiz yanar, ateşini genişletir ve ağızlardan sürmelinin sözleri olarak dökülür. Söylenen sözlerde acı vardır, hasret vardır, gurbet vardır. Sürmelileri dinlerken bu kadar duygulanmamızın sebebi bu sürmeli öykülerinde yakaladığımız duyguların kendimizde de bir yeri, bir acısının olmasındandır. Kısaca kendi aşklarımızı, hasretimizi buluruz Yozgat Sürmelilerinde.

Sürmeli Beyin en tanınmış türküsü ;

Of ooof !
Yozgat seni delik delik anam delerim
Kalbur olur toprağını anam elerim 
Vay vay anam sürmelim

Eğer sürmelini yitirirsen anam 
Koyun olur peşin sıra melerim
Vay vay anam sürmelim

Of oof ! Çamlığın ardında bir yuva yaptım
Yuvamın içinde sürü otlattım 
Ben sürmelimi gurbete attım
Vay vay anam sürmelim

Yozgat türkülerinde hasret, sevda ve hepsinden daha çok yayla ve yayla ile ilgili konular işlenmiştir. Yozgat’ı en iyi anlatan “Türkü Yozgat Sürmelisi”dir. Sürmeli Türküsünden bir dörtlük şöyledir.

Dersini almış da ediyor ezber
Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler
Bu dert beni iflah etmez del eyler
Benim dert çekmeye dermanım mı var


12:03 1387/06/7
lotfan dagh konid
lutfan daghlayin

Pencereden Bir Taş Geldi (Mamoş)


Elazığ'ın koca Mustafa Paşa mahallesinde oturan Bekir hoca'nın genç ve güzel bir karısı vardır. Bekir hoca Harput'ta namusuyla ve iyiliğiyle tanınan yumuşak başlı temiz bir insandır. Karısı ise gençliğin verdiği tecrübesizlikle evli olduğu halde komşularından, soylu bir aileden olan genç, yakışıklı Mamoş (Mehmet) ile ilişki kuracak kadar toydur daha. Mamoş'la Bekir hoca'nın karısı arasındaki sevgi gittikçe alevlenir. Etrafta bunu sezmeye başlamıştır. Fakat sevdalılar buna rağmen her şeyden habersizdirler. Fırsat buldukça buluşur, konuşur, sevişirler. Bekir hoca bunun neye varacağını hesaplamaktadır.

Bir gün karısına Harput'a gideceğini ve akşam dönmeyeceğini söyler. Bu fırsattan yararlanan genç kadın Mamoş'u eve davet eder, yerler içerler, eğlenirler. Bekir hoca ise Harput'a gitmemiştir. Karanlık basınca eve gelir ve sessizce kapıyı kendi anahtarıyla açar, sevdalıların bulundukları odaya gelir. İçerden onların eğlenceli çığlıklarını duyar, tabancasını çekerek odaya girer. Girer girmez tabancasını ateşler Mamoş'u kalbinden, karısını da ağzından vurarak öldürür. Bu olaydan sonra Bekir hoca zaptiyeye teslim olur. Adli bir heyetin eve gelip olayı yerinde incelemelerinden sonra duruşma 
sonunda Bekir hoca beraat eder.

İçli olan türkünün hikayesinde de böylece bir ders yatmaktadır.


MAMOŞ TÜRKÜSÜ

Pencere'den bir taş geldi,
Ben sandım ki Mamoş geldi.
Uyan Mamoş, uyan uyan,
Başımıza ne iş geldi.

Eyvah Mamoş, eyvah eyvah
Tabip getir yarama bak.

Penceresi yeşil yaprak,
Mamoş giyer kara kapak.
Kör olasın Bekir hoca,
Yatağımız kara toprak.

Eyvah Mamoş, eyvah eyvah
Tabip getir yarama bak.

Pencere'nin önü çardak,
Rakı içtik bardak bardak.
Körolasın Bekir hoca
Koymadın ki murat alak.

Eyvah Mamoş, eyvah eyvah
Tabip getir yarama bak.

Evlerinin ardı kavak,
Yağmur yağar ufak ufak.
Kör olasın Bekir hoca,
Ağzımdaki kurşuna bak.

Di kalk Mamoş di kalk, di kalk
Başımıza yığıldı halk.

Dışkapıyı araladın,
Ah bahtımı karaladın.
Kör olasın Bekir hoca,
Mamoş'uda yaraladın.

Di kalk Mamoş di kalk, di kalk
Başımıza yığıldı halk.

Mamoş paltonu tutayımmı?
Hayrın için satayımmı?
Mezarında boş yer varmı?
Ben'de gidip yatayımmı?

Eyvah Mamoş, eyvah Mamoş
Tabib getir imdada koş.
Malatyalı Kalender
lutfan daghlayin
nazar verin
nazar bedin plz

کلوب دات کام
کلیه محتوای این سایت توسط کاربران درج شده است و کلوب دات کام هیچ مسئولیتی نسبت به آن ها ندارد.